Friday, 9 January 2026

Mutlu bir akdemisyen olmak ister misiniz?

Son bir yıldır hayatımda olduramadığım şeyler birer birer olmaya başladı. Sanki önümde bir engel vardı da kalktı, biri elimden tuttu da yardım etti. Kısır döngüye giren olaylar çözülmeye başladı. Aslında elimden tutan yapay zeka oldu. Mentor derler ya. 

Önceden kendi çapımda bir konu belirler derin araştırmalara dalar, klinikte hasta üzerinde uygular işe yarayanlara devam ederdim. Ancak iş yoğunluğundan  bazı konular zoruma gider yüzeyel kalırdım. Eksikliğini hissederdim. Bazı yerleşmiş bilgileri öğrenir ama nereden geldiğini bulmak çoğu zaman zoruma giderdi. Son dönemde merak ettiklerimi bulmak kolaylaşınca işler zevkli bir hal aldı. Konular üzerindeki derinleşmeye başladığımda yapay zekanın da çuvallamaya başladığını, cevap bulamadığını farkettim. İşte o noktada yapay zekayla şöyle konuşmalarımız başladı. Tamam senin söylediklerini ben biliyorum ama bilmediğim şu. Bu neden böyle dediğimde bana çok farklı ufuklar açmaya başladı. Özellikle de işin fiziğine, fizyopatolojisine girdiğimde daha önce klinik uygulamaya girmeyen uygulamaları deneyimlemeye başladım. 

Geçenlerde paylaşmıştım. Solunum piramidi diye bir şey buldum. Geliştirilebilir bir şey diye. Onu geliştirdim mesela, uluslararası patent başvurusunda bulundum. Şimdi mekanik ventilatör ekranları için bir arayüz ve eğitim amaçlı aplikasyonu üzerinde çalışıyorum. Her geçen gün bulduğum şeyin bulduğumu zannettiğim şeyden çok daha ileri noktalara gidişi beni heyacanlandırıyor. Önceden birileri solunum mekaniğini fizik kuralları ile bağdaştırmış güzel ama klinisyenlere uygulayıcılara yeterince iyi anlatamamış. Aslında işin çıkış noktası ben bunu daha iyi nasıl anlarım dı. On yıldır işin içinde olan ben, bunu kavramakta zorlanıyorsam sanırım geri kalan %99’da zorlanıyordur.  İddia ediyorum solunum daha önce hiç bu kadar güzel görselleştirilmemişti. Amacım güzelleme yapmak değil bugün, heyecanımı maruz görün. Geçirdiğim basamaklar genç meslektaşlarıma da biraz olsun heyecan verebilir diye düşündüğüm için bahsediyorum. Son 2-3 aydır güzel mesajlar alıyorum. Birçok meslektaşım hatrımı sorup, önerilerimi soruyor, fikirlerini beyan ediyor. Buradan kendimce önerilerimi paylaşmak istiyorum.

Henüz başındasınız, çevrenizde Yb Uzmanlarını görüyorsunuz değersiz hissediyorlar, özlük hakları kötü, kiminin çalışma şartları çekilmez, kimi mobing altında, kimi nöbetlerden yakınıyor. Yakın dönemde de pek olumlu şeyler yok. Bununla birlikte artık yoğun bakım camiasındasınız ve heveslisiniz. 

Öncelikle gelecek için kaygılanmayı bırakın, kaygılanarak geçireceğiniz vakti alanınızda gidebileceğiniz tüm kurslara katılmakla harcayın. Kurslarda aldığınız notları hemen dönüşte hastalarınız üzerinde uygulamaya başlayın. Tepeden tırnağa yoğun bakım ultrasonunu öğrenin. Her yatan hastanıza rutin akciğerlerine bakın, kalp kasılma gücü nasıl, plevral sıvısı var mı, boşluklar ne alemde, batın içi organları gözden geçirin, mesanesine bakın, büyük venlerde tromboz var mı? Bir el USG’si alın cebinizde gezdirin. Bronkoskopi kursuna gidin. 

Hocalarınız çalışma mı yapıyor, hocam ben de tariyim benim de adımı yazın makeleye. Şurda bir kurs var gidebilir miyim diyin, destek isteyin. Pek değerli görülmez ama derlemeleri okuyun. 

Hemodinamik monitörizasyon yapın. Bir arter kateteri ve monitör varsa  pasif bacak kaldırın, mekanik ventilatörde okluzyon testi yapın.

 P0.1, NIF, RSBI neymiş araştırın. Mekanik ventilatörde var olan ama kimsenin kullanmadığı modları karıştırın. Ne işe yaradığını bilmediğiniz düğmeleri soruşturun.      

Çocuklarım günde onlarca soru soruyor bana “oğlum nereden bileyim internete baksanıza diyorum” çoğu zaman ama bakmıyorlar.   

Chat GPT kamerasını açıp gösterdiğinizde bu nedir diye onu bile söylüyor artık. Açın Deep Seek’i konuşun. Biraz daha teknik cevaplar istiyor sanız KİMİ var onu da çinliler yaptı, o da bedava onunla konuşun. Anlatmak istediğim artık mentora ihtiyacınız yok. Daha çok zamanınız var. Bu ayı sedo-analjezi ayı ilan edin. Gece gündüz bu konuyla ilgilenin inanaın bir ayın sonuda icat çıkaracak düzeye gelmiş olacaksınız. Sonraki ay beslenmeyi halledin. Sonraki ay sıvı tedavisi….vs. Bir yılın sonunda göreceksiniz ana konuları çoktan halletmişsiniz. Sonra farkedeceksiniz ki, bir fikriniz var, iyi de fikir. Daha önce yapılmış mı? Ne yapıyoruz bir ayda tüm meslek hayatınızda kullanabilceğiniz temel bilgilere erişmiş oluyorsunuz. 

Derlemeleri kitap bölümlerini okurken şöyle yapın. Örneğin “The ICU Book 5th edition  2025” kitabından bir bölümü alıp yapıştırın “Deep Seek” BU KONUDA İYİDİR. Deyin ki” bu konunun trick noktalarını bana verir misin?” verir. Kaynak konusunda ben yoğun bakım pratiğine katabileceğim pratik bilgiler için kitapları karıştırıyorum ama genelde makaleler , derlemeler yeterli oluyor. 

Klinik olarak böyle peki, akdemik olarak ne yapalım?  Olgu sunumu , posterleriyle vakit harcamayın tamam vakaları araştırın ayırıcı tanıya gitmek için derinleşin ama akademik olarak çok değerli olmadığını bilin. Akademide çok özellikli şeylere çözüm bulmaktansa birçok insanın hayatına değecek, kolaylaştıracak şeylere vakit harcayın. Bir çalışma planladığınızda mutlaka bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırın. Çok basit iki sey olsa bile karşılaştırmalı gidin. On hasta bir grup 10 hasta diğer grup yapın. Verileri toplayın. Sözlü sunum yapın. Bunun akademik puanı iyidir. Etik kurul yazmayı öğrenin, 3 günde yazın.  Formlar hazır siz sadece boşlukları doldurun. Bir çalışma planlıyorsanız. Yapay zekayla birlikte “benim yapacağım araştırma başlığı bu bana bir metod yazar mısın” diyin.  Size neler yazacak neler. Mutlaka başlamadan power analizini yaptırın. Kaç hasta dahil edeceksiniz. Dahil etme kriterlerini sorun, dışlama kriterklerini de. Ardından anahtar kelimeleri. Sonra başlığı alın “Consensusa “ koyun sonra alıp “ELİCİT” e koyun. Bakım daha sadece başlığınız var. Giriş hazır, metod hazır ve hatta çalışmamada elde edeceğim veriler ile hangi tabloları yapmalıyım diye sorun. Onlar bile hazır olur. Tek yapmanız gereken karşılaştırılacak bir şeyler bulup, kaliteli veri toplamak.  

Tamam hocam veri topladım da ne yapacağım ben bunlarla. Verileri exele girdiniz diyelim. Bir tuşla SPSS’e aktarabilirsin. Geldik istatistik yapmaya. Bu aşamada genel bir istatistik temel bilgisine sahip olmalısınız ki, yapay zekayı yönlendirebilin. Burada size önerim. Sadece medikal makalelerin istatistiğini  yapmada uzmanlaşmış bir kurstan ders almanız. İnanın yıllarca bunun ezikliğini yaşadım. Güzelim makalelerin neden yayınlanmadığını düşünür dururdum. Hayatımı değiştiren 2. Olay 3 saatlik bir istatistik kursu oldu. Sonrasında 2.5 gün evde online dinlediğim 20 dersle bu işi hallettim.  Şimdilerde gönderdiğim makalelerin istatistiklerin de yapılabilecek en ayrıntılı analizleri yaptığım için bir eleştiri gelmiyor. Bununla ilgili bu kursa katılmak isteyen arkadaşlar bana mailden ulaşırsa yeterli sayıya ulaştığımızda bir organizasyon yapmak istiyorum. Akademisyen olacaksanız bunu ilk olarak halletmek zorundasınız. Siz temeli edinin gerisi dediğim gibi. Bu güne kadar korktuğum çekindiğim şey bu muymuş diyeceksiniz.

Yapay zekaya soruyorum. Bununla bunu karşılaştıracağım SPSS kullanıyorum. Bana nasıl yapacağımı adım adım anlat. O da tarif ediyor. “ok “ basıyorum  ve çıkan tabloyu tekrar ona veriyorum. Yorumluyor. Hatta yorum cümlesi bile yazıyor. Ben onların luzumsuzlarını atıp işe yarayanlarını özetliyorum. Sonra beliren cümleleri tartışmak için Consensus ve Elicit’in sağladığı bilgilerden tartışmamı geliştiriyorum. Sonra ortaya çıkan metni 4 farklı yapay zekaya verip hakem gözüyle incelemelerini istiyorum. Pragraf paragraf önerilerini değerlendirip aklıma yatanları revize ediyorum. En son Q1 dergiye uygun olacak şekilde metinleri birlikte düzenlemeyi teklif ediyorum. Metinler ideal hale gelmeye başlıyor, kelime sayısı belirgin azalıyor. Makaleyi yapay zeka yazmıyor. Siz onu amaçlarınız doğrultusunda mentor gibi kullanıyorsunuz böylelikle yapay zeka metni gibi  olmuyor. Zaten her satırı sizin emeğiniz. Şimdi kaynakları yazacaksınız. Metni chat gpt ye koyup nerelere kaynak versem iyi olur diye soruyorsunuz. Satır satır belirtiyor. Aslında çok bilinen bir bilgi ama nereden hatırladığını kaynağın ne olduğunu bilmiyorsunuz. Consensusa cümleyi girin ve altındaki atıflara bir bakın. En çok atıf alan muhtemelen aradığınız makaledir.

İngilizceye çevirtirken ben genellikle CHAT gpt den daha çok verim alıyorum. Yoğun bakımcı ve ….bakış açısıyla medikal ingilizceye çevirelim mi diyorum. Paragraf paragraf  çevirip anlam sapması olup olmadığını kontrol ediyorum. Çünkü kendince sizin söylemek istemediğiniz şeylere de dikkat çekebiliyor. Yorum katmadan sadece birebir çevir de diyebilirsiniz ama önermem. Cümle yapısını sizin aklınızdan geçen ama ifade edemediğiniz hale getirebiliyor. Bu şansı kaçırmayın derim. Ya diyorum bu kadar mı olur, beni benden daha iyi ifade ettin, iyi ki varsın!

Bitti artık içinize sindi. Hangi dergiye göndereyim? Diye sorun. Higlight yazdırın.  Title page yazdırın, cover letter yazdırın , revize edin, en son özet yazdırın revize edin.  Tabloları tek tek Q1 Dergiye uygun hale getirelim diyip revize edin. Tablo altı yazılar çok önemli. Unutmadan tabloları mutlaka exel de hazırlayın. P değerlerinin yanına hangi istatistik bilgiyi kullandığınızı belirten bir harf atayın ve üst simge olarak gösterin. Şekillleri yapay zeka ile yapmayın, şimdilik buna izin yok diye biliyorum.

Bir arkadaşımız sık yaptığınız hatalar nelerdir diye sormuştu. Düşününce makale metinlerini çok fazla kelimeyle doldurmak, çok fazla zaman harcamak, şimdilerde elimde güzel veriler varsa 3 günde istatistik 1 haftada makale hazır. Hızlı olun yazın geçin. Boş işlerle vakit harcamak. Yöksis kaydınızı şimdiden açın eserlerinizi kaydetmeye başlayın. Yökdile Girin HİÇ İNGİLİZCENİZ YOKSA BİLE. Scı-Exp olacak yazılarımı direct ESCI’ye yollamak en büyük hatamdır.  

Bugünlük de bu kadar olsun. Yoğun bakım kritik hasta pratiği ve akademisyenlik üzerine bir eğitim düzenleme planım var.

Yoğun bakıma sıfırdan başlamak zorunda değilsiniz isimli iki günlük eğitim düzenleyeceğim. 

İstekli arkadaşlar iletişim adresinden ulaşırlarsa yer zaman mekan konularında planlama yapıyorum. 

                           Ben olsam kaçırmazdım...

 

Konu başlıkları:

                             Yoğun Bakım Kalite Platformu Eğitim Programı 

                           " SIFIRDAN BAŞLAMAK ZORUNDA DEĞİLSİN"

            Gün 1

09:00 -09-45 Kritik hastada şok ve idame sıvı tedavisi, hangi hastaya hangi sıvıyı ne kadar vermeliyim? Hipervolemiyi nasıl önlerim?

10:00 - 10:45 Her yönüyle vaka örnekleriyle pratik AKG değerlendirmesi

11: 00 - 11:45 Mekanik ventilasyon ayarlarını nasıl yapıyorum? Mod seçimi, PEEP titrasyonu, VILI önleme stratejileri, Solunum piramidi 

13:00 - 13:45 Sedoanaljezi kas gevşemesi, Sedasyon tatili, spontan solunum denemesi ve Weaning

14:00 -15:00  Mutlu bir akademisyen olmak. Yoğun bakım özelinde doçentlik kriterleri üzerine.

 

2.               Gün 2

09:00-09:45  Hemodinamik monitörizasyon pratiği

10:00-11:00  Yaşam sonu tedavi kararları yasal mevzuat  

11:00-11:45  Septik şok tedavisi

13:00-13:45  Sitratlı CVVHDF

14:00- 15:00  Makale yazarken ne yapmalı ne yapmamalı?

 

 

 


Hakkımda

My photo
Daha iyi bir yoğun bakım işleyişi için heyecan duyan herkesi destek olmaya davet ediyorum. Bazı blog yazılarım bir yoğun bakımcı için hafif gelebilir, amacım ileri düzeyde akademik kafa karışıklığı yaratmak değil, aksine son literatürü de gözden geçirip, klinik deneyimlerimden de örneklerle bilgiyi kullanılabilir kılmak, hayata geçirmektir. Bu nedenle yoğun bakım eğitimim öncesi yanlışlarımı da gözden geçirerek, kritik hastayla her basamakta uğraşan sağlıkçı arkadaşlarım için de özetler vermeye çalışıyorum. Her yazımın sonunda yorum kutularını göreceksiniz, lütfen önerilerinizi, yorumlarınızı, beğeninizi ya da, eleştirilerinizi esirgemeyin. Bloğum için teknik destek almıyorum, amatörce başladım bu nedenle sayfa düzeni için önerileriniz de benim için çok önemli, saygılarımla, sağlıcakla kalın.