Kayıtlar

Her Şey Yolundaymış Gibi Davransam N'olur?

Resim
  Hayat o kadar zor ve veya sıkıcı bu günlerde bana öyle geliyor, bazen zorluk gerçekten halen bu yaşta asistan gibi çalışmanın verdiği fiziksel zorluk olabiliyor bazen de psikolojik tükenmişliğin emeğinin karşılığını alamamanın, hasta yakınlarıyla yaşadığımız diyologların seni normalde takmayan insanların angarya görünen eğitimleri birinin vermesi ya da alması gerektiğinde takındıkları şirin tavırları yöneticiler dahil herkes COVID bitmiş gibi davranırken, halen bu ağır yükün stres ve bazen de çaresizliğini yaşamanın bir çok şeyin etkisi var ilk aklıma geliverenler bunlar. Çoğunuzun başında zaten anlatıp kimseyi sıkmak değil amacım, bugün değişik bir şey oldu, vizitleri tamamlayıp bulduğum 20-30 dk’lık arada filtre kahve makinesinde yaptığım filtre çayımı yudumlarken ya dedim buralar böyle biliyorsun, her şey yolundaymış gibi davransan ne olur ki? Cep telefonunu aldım elime din konusunda yapılan bir tartışmaya girdim siz kardeşsiniz dedim bu kadar üzmeyin birbir...

Her gün için rutin tetkik planınız var mı? Do you have a routine examination plan for each day?

Resim
  Birazdan anlatacaklarımı, akşam üstü evde yemek yerken eşimle   paylaşmak istedim, bir yerden sonra aslında pek ilgilenmediğini fark ettim, gözlerini buzdolabına sabitlemiş, kayınçomun uğrayabileceğini söyledi. Tamam gelsin çocuk ta…  Neyse size kısmetmiş. İyi ki varsınız. Eskişehirde pandeminin 4. atağı başladığında derin bir umutsuzluğa kapılmıştım bu kadar aşılamaya rağmen bu hastalık bitmeyecek diye, sonrasında anlam veremediğim şekilde vakalarda bir azalma yaşadık. Tam bu duruma da alışmak üzereyken son 4-5 gündür yeni bir vaka artışı ile YB yatak sayımızı tekrar arttırmaya başladık.   Dördüncü dalganın ikinci piki diyebiliriz. Pandemi 4,5 ta diyebiliriz. Şehir efsanesi midir bilemiyorum ama 9 atak yaparmış büyük pandemiler, yolun yarısı eder.   Başlıktan da anlaşılacağı üzere sizlerle paylaşmak istediğim pandemik konular değil. Son iki gündür “Türkiye Kan Transfüzyon Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi” Projesi kapsamında online eğitime katıldım. Hasta...

İlk NFT'em

Resim
https://mintable.app/art/item/Art-watercolor/wTqH9v4gOO3NyjF

Post COVID Yoğun Bakımcı Sendromu

Resim
Bloğuma şöyle bir bakiyim dedim, en son yazımı yıl başında yazmışım, ikinci ataktan yeni çıkmışız üçüncünün geleceğinden emin ve oldukça da tükenmiş.  Tarihe not düşmek adına son altı ayımı şöyle bir düşününce önceki ataklardaki yaşlı hasta yoğunluğunun olmadığını hatta toplasan kendi 17 yataklı kliniğimde toplamda on kadar yaşlı hastam olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle Çin aşısının etkinliğine sonuna kadar inananlardanım.  Bununla birlikte yoğun bakıma kabul ettiğimiz hastaların yaş grubu 48- 60 yaş aralığındaydı. Önceki ataklardan farklı olan elimde net veri olmamakla birlikte hastaların daha çok obez kadın hastalardan oluşmasıydı.  Astım tanılı hastaları daha çok kabul ettim. Sevindiren bir durum önceki ataklarda entübasyonu takiben iki-üç gün içinde gelişen septik şok tablosu bu sefer nadiren ortaya çıktı. Entübasyon süreleri uzadı. Ekstübe edebildiğimiz hasta sayısı artış gösterdi . Bu durumda yaş ortalamasının düşmesi ne kadar etkendir, emin değilim?  Maal...

"Uzun süre maske takarsan, altındaki kişiliği de unutursun."

Resim
  Artık öyle bir hale geldim ki neredeyse her gün bir yakınım, tanıdığım, dönem arkadaşım enfekte oluyor ve bazıları hastalığı ağır geçiriyor, bazıları maalesef yenik düşüyor hastalığa.  Kendimce bir tedavi algoritması oluşturdum. Çok ağır hastaların entübe olmadan kurtulduğunu gördükçe mutlu oluyorum. Keşke yakınlarım benim kliniğime gelebilseler diyorum. Sonra başarılı dediğim tedavi bir başkasında faydasız oluyor ya da bin bir emekle taburcu olan hastalar hemoptiziyle, hiperkarbiyle tekrar yoğun bakımlara geliyor. Tekrar araştırmaya başlıyorum, yine çaresizlik. Kısıtlamanın rahatlamasını yaşadığım bu son on günlük dönemde en azından beden yorgunluğum bir nebze de olsa azaldı. Kafa yorgunluğum ne vakit toparlar bilemiyorum. Post travmatik stres bozukluğu böyle bir şey mi bilmiyorum ama sürekli bir uyku hali. Kahve dışında bir şeyden zevk almama hali. Son dokuz aydır olanlar belli ki kısa vadede değişmeyecek. Bu nedenle bakış açımı değiştirmeliymişim öyle yazıyordu son oku...

kısa bir söyleşi

Resim
https://www.sabah.com.tr/gundem/2020/12/03/son-dakika-hasta-kabul-sayisinda-flas-degisiklik

YAPRAK DÖKÜMÜ

Resim
  Geçen hafta sonuydu yavruları aldım yanıma güneşli bir günde kışın belki de son yürüyüşünü yaptık. Kestane ağaçlarının dökülen yapraklarını eze eze ittire ittire yol almaya başladık.   Güneşte öyle güzel parlıyor, insanın içini ısıtıyor. Ne klişe oldu ya son cümle. Olsun basit ama güzel.   Dönüşte markete uğradık belki de yeni gelecek yasaklardan önce son defa. Yavruların biri Amerikan kaptanını aldı, büyük olanı da Fil Necati’nin üç boyutlu bir simülasyon uygulamasıymış onu. Bu arada bayılıyorum bu file şu repliği güzel “Acaba başka gezegenlerde de yemek var mıdır?” Ben se evde henüz kapağı açılmamış onlarca kitabım olmasına rağmen gözüm yine kitap reyonunda. Otuz yaşımda başladım okumaya. Belki çok geç kalmıştım belki de tam zamanıydı. Bazı kitapları okurken “bunu eskiden okusaydım bana şimdi verdiği duyguları vermesi imkansızdı” diye düşünüyorum . Yanlış zamanda okunmuş bir kitap olurdu çoğusu. Yani yaklaşık 12 yıldır kitap okuyorum. Hep kişisel gelişi...