“Geceler kara tren geceler, yazıyor seni bana geceler…..bir demlik
çayım var tütünüm de bitiyor… “dizeleriyle çok sabahladığım olmuştur. Halbuki
ne sigara içerdim ne de o saate çay, bira bile içmezdim çoğu zaman. Metalica
sweti giyer ama öyle her sözünü, parçasını bilmezdim. Bugün bir ropartajını
okudum Nazan Öncelin. “Hiç hırsım yok
hasetim yok, minimalist yaşamaya başladım. Biraz geç oldu ama diyor.” Uzun
yıllardır kişisel gelişim okurdum artık okumuyorum. Hepsinin sonu meditasyonda
bitiyor. Onu da yazın yapmayı seviyorum güneş altında.
Tamam dediklerinizin hepsini
yaptım, ben zaten öyle yapıyorum ama nirvanaya ulaşamıyorum ancak sık sık akışa kaptırıyorum kendimi, bir
bakmışım sabah oluyor.
Ancak eskisi gibi bedenim ertesi gün beni taşımakta
zorlanabiliyor. Gece uykusuz kalmak demiyelim de uyumak istememek beynin
susmaması üretkenlik için iyi de acaba sağlığımdan veriyorum diye düşünüyorum
bazen.
İşi gücü bıraktım 350 bin TL
hazır maaşı bırakıp yarısına çalışıyorum. Hayalimi yaşıyorum mutluyum da, zaten
oldum olası minimalistim. On yıldır giydiğim kongre ceketim yıkamaktan çekti
diye düşünürken 5 kilo aldığımı farkettim. Eskisini çok seviyordum ama artık
vedalaşmak zorunda kaldım. Evimizde benden başka lüzumsuz biblodur, süstür bir
şey yoktur. Çocuklar rahatla top koşturabilir.
Nazan Öncel’in dediği gibi ne bir hırsım var
ne de hasedim. Bursa’ya yolunuz düşerse beklerim.
Öğrencilerime diyorum,
hocalarınızın anlatacaklarının belki de çok daha iyisini birçok yerden
bulabilirsiniz, deneyimlerimizden
faydalanın, sorun, merak edin ve bir konuda bir alanda bir an önce özelleşin,
derinleşin, sonuçta mutlu olacak kadar bol kazanamayacaksınız. Bunları konuşurken
bir öğrencim “hocam ukalalık yapmış gibi
olmayayım kulaklarınızdaki çizgiler“
-
Evet dedim, sözünü bitirmesini beklemeden, ölüm çizgilerinden
bahsediyorsun. Ailesel hiperlipidemi, hipertansiyon öyküm var, yakında diyabet de
sıradadır. Üç yıl önce Fakülteye yani başladığımda bir selfi çekerken farkettim
bu çizgileri. Hemen eşimi aradım.
-
Bunlar yoktu ben de ne zamandır var bunlar? Ölüm
çizgisi bunlar. O ne dedi?
-
Ama
ölmedin?
Gülermisin ağlar mısın? Sonra dedim
angio mu yaptırsam, sonra baktım blog
yazılarına, öncesinde angio yaptırıp stent taktıranlarla olayı seyrine
bırakanlar arasında mortalite açısından fark yok, CABG ile stentleme arasında
fark yok. Efor testi de eskisi kadar öneri değil, başladım kollesterol ilacına…….
Ne diye anlatıyorsam bunları, para kazanacağım derken öldüreyazmışım kendimi.
Şimdi ölsem de artık gam yemem gülümseyerek giderim.
Hani kitaplarda hep diyor ya
sevdiğin işi yap para ardından gelir. O öyle bir şey değil. Gelme ihtimali
artabilir. Patent başvurusu yaptım ama daha yolun başındayım tabi. Umut
dünyası. Geleceği varsa gelecektir.
Diyeceğim o ki kendimize iyi
bakalım. Hayat kısa.