Kayıtlar

“Sanki uzun yıllardır sırtımda taşıdığım bir yükü usulca yere indirivermiş gibi”

Resim
  Tıpçıların genel özelliği midir bilmem ama nedense okuduğum kitabın bir işe yaramasını bakış açımı değiştirmesini isterim, satırların altını çizer sonra döner daha da beğendiklerimi fosforlu kalemle çizer hayatıma katmaya çalışırım, renklensin isterim hayat biraz daha farklı bakmaya çalışırım. Genelde de kendi alanımda bana fayda sağlar mı diye kısa dönemde okuduklarımın etkisi geçmeden yapmaya çalışırım. Bu nedenle pek polisiyedir bilim kurgudur pek ilgimi çekmez. Olan şeylere olmakta olan şeylere ilgim daha fazla sanırım. Dün Cazanova ’yı okumaya başladım. Yıllarım boşa geçmiş, onu sonra anlatırım 😉 . Su , tatlı olanı içilebilir olanı tertemiz olanı, bu kadar az madem neden akıp gidiyor denizlere karışıyor ? Denizlerin okyanusların çok mu ihtiyacı mı var buna? İkinci bir boğaz yapacağımıza şöyle Kızılırmak’ın, Simav Çayı’nın uçlarını tutsak da şöyle bir çevirsek Konya ovalarına doğru her tarlayı sulasak hazır akıp duran suyu boşa gitmese. Onu uzmanları mutlaka düşünmüştür de
Resim
  Tiamin, Sedasyon Tatili ve Ödem Eşim yine kızacak, "gece yatmak bilmiyorsun, işten gelince de uyukluyorsun" diye ama kafam bu saatlerde işliyor yapılacak bir şey yok. Dört aydır COVID hastası bakmıyorum . Tükenmişlik havasından kurtuldum, hayatın güzelliklerini daha bir hisseder oldum. Elimde biriken çalışmalarımı makaleye çevirme şansım oldu, 13 yıl önceki tezimi de makaleye çevirdim halen güncel olması güzeldi. Bu süreçte bloğumu biraz aksattım, uzun süredir bahsetmek istediğim klinikte çok faydasını gördüğüm birkaç küçük ama can alıcı nokta dan (Tövbe!) pratik uygulama mdan diyelim bahsedeceğim. İlki Tiamin; kronik etanol kullananların başına bir şey gelip de yoğun bakıma düştüklerinde hemen hepimizin belki de ilk aklına gelen tedavidir. Dört aydır pandemi şartları nedeniyle 60 yataklı koğuş tipi bir yoğun bakımda yaklaşık 20-30 arası hasta takip ediyorum. Günlük pratikte uzamış koma tablosu nedeniyle pek çok hastayı devir alıyorum. Altta yatan nörolojik tablo olsun

Ölüm sürecindeki nafile çabayı ne güzel anlatmış Esin Hanım, kalemine sağlık.

Resim
  https://t24.com.tr/yazarlar/esin-senol/iyi-olum,34105

Enteral nütrisyon verdiğiniz hastanızda ishal geliştiğinde ne yapıyorsunuz? Do you do when diarrhea develops in your patient who is given enteral nutrition?

Resim
-         - Metpamit gibi prokinetik ajan alıyorsa keserim. -        -  Osmolaritesi yüksek bir ürün kullanıyorsam düşük osmolariteli bir ürüne geçerim ve infüzyon miktarını azaltırım. -       -   Lif yoğunluğu fazla bir EN ürününe geçmeyi denerim. -         - Gaytada lökosit ve eritrosit miktarını görmek için gayta örneği yollarım -         - İshal gavajı başlarım (O nedir? Kim hazırlar ne içerir, yeterli kalori sağlar mı?) -        -  A.B kullanımına sekonder pseudomembranöz enterokolit olabileceğini düşünerek C. Difficile toksini-I ve II için gayta örneği gönderirim. -       -   Enfeksiyoz bir nedeni olmadığını düşünürsem Antimotiliter lopermid gibi bir ajan tedaviye ekleyip EN’ye devam etmeye çalışırım.   Düşününce ilk akla gelenler bunlar. Geçenlerde COVID yoğun bakımdayken işler uzadı yemeğe geç gidebildik, pek bir şey kalmamış makarna salatası yiyip geri döndük, doktor arkadaşım bir beslenme ürününü aldı içti pek güzelmiş sen ister misin abi dedi, yok sağol ben

Salgında Son Durum

Resim
 

"Dünyanın En İleri Zekalı Gerisi"

Resim
  Pandemi artık sonu gelemeyen bir hale dönüştü. Zaten zor ayakta duran krize girmeye bahane arayan dünyayı sağlık açısından olduğu gibi birçok alanda da büyük yıkıma uğrattı. Şoför yok dediler İngiltere’de ülke kitlendi deflasyonun olan ülkelerde istemedikleri kadar enflasyon ortaya çıktı. Öyle ki Amerika bile işgal ettiği yerlerden birer birer çekilmek zorunda kaldı. Herkesler evlerine kapanınca 0 pek değerli petrolü alana üzerine para verdiler bir ara.    Çip yok dediler sıfır araba bulunamaz oldu, işsizlik artarken, çalışan insanlar fırsat bulsalar istifa etmek için 1 dk bile beklemeyecek duruma geldi.   Duraklama dönemi diyenler var yaşadığımız günlere ama ben tartışmasız bir gerileme dönemine girdiğimizi düşünmekteyim. Çocukluk ve gençlik dönemlerimde ülke zaten hep krizdeydi.  Evde yüzde 90 babalar çalışır, çoğunluk kıt kanaat geçinirdi. O zamanlar da dolarla maaş alınmazdı, zaten dolarımız da yoktu ama o olmayan şey bir gecede %40 falan artar, 4-5 ay sonra bir a kadar daha a
Resim