Sıvı Tedavisi Kolloid Sıvılar Yoğun bakımda ne öğrendim? Sedasyon, analjezi ve kas gevşemesi Sepsis tanı ve tedavi pratiği


19 Ocak 2020 Pazar

“Partiye ilk gelen biz olmasak da, en iyisi biz olacağız”



Son bir haftadır bazı tartışmalar beni üzüyor. Ağız dalaşına girmek sonuçsuz tartışmalara dalmak sadece moral bozucu. Ben yaptığımı söyleyeyim, kafama takmıyorum.

Jeff Bezos’un dediği gibi “Hayat donanımsız kişilerle vakit harcamak için çok kısa!”
Madem takmıyorsun da ne diye yazıyorsun bu konuda diyebilirsiniz.
Neden?
Bazen televizyon haberlerinde seyrediyorum adam suçsuz, bariz ortada ama ağzını açıp ta iki laf etmiyor, “susmakla üzerine atılan şuçu daha da ağırlaştırıyor” gibi geliyor bana.

Kayda değer bir cevap göremediğim için belki de, belki de bu duruma kırıldığım içindir içten içe.

Ondan yoğun bakımcı olur mu? Bundan daha iyi olur. Bunun için bir ölçme biçme yöntemi var mı?
Kavunun iyisini seçer gibi bir yöntemi mi var bunun? Yoğun bakımcıya bu iyidir bu kötüdür demek zor ve ayrıca kimsenin de ne görevi ne de sorumluluğu. Ayrı bir konu genel yoğun bakımı kim sahipleniyor ona mesai harcıyor, gecesini bu iş için gündüzüne katıyorsa iyi yoğun bakımcı odur.

Yan dal eğitimim esnasında yaptığım kalite araştırmaları bana gösterdi ki, bir yoğun bakım kliniği olarak kendi başarımı diğerlerine bakarak nitelendiremem çünkü hiçbirimiz birbirimize benzemiyoruz. Hasta profilimiz, hasta kabul ettiğimiz kliniklerin çeşitliliği, niteliği, personel sayılarımız, çalışma şartlarımız ve teknik donanımlarımız.

Diyeceğim o ki, iyi yoğun bakımcı olmak için başkalarıyla yarışmak değil, kendinle yarışmak hatalarını tespit edip onun üzerine gitmek ve kendini geçmek zorundasın. İyi yoğun bakımcı olmak mortaliteyi azaltacağım derken kliniği faydasız tedavi merkezi haline getirmemektir. İyi yoğun bakımcı olmak yedi kuşaktan beri yoğun bakımcı olmak değil, her türlü hastane enfeksiyonunu, bası yarası gelişimini azaltmak için sürekli kafa yormaktır. 

İyi yoğun bakımcı olmak buralar eskiden hep tarlaydı, denizdi biz de buraların sahibiydik demekle olmaz! Entübasyon süresini nasıl kısaltırım, yatış süresini nasıl kısaltırım, yeniden yatış oranını nasıl azaltırım, yatak devir hızını, hasta yaşam kalitesini nasıl arttırırım diye kafa patlatmakla olur.




Hastaya hava yolu sağlayamayan kızaran arkadaşlar varmış, yoğun bakımın günlük pratiğinde önemli bir konu. Yoğun bakım hastası öyle genellikle elektif şartlarda entübe edilmiyor. Acil şartlarda daha dar bir alandasınız bir sürü kablonun arasından geçip hastaya ulaşmalı, kahrolası karyolanın çıkmak bilmeyen başlığını yerinden çıkarmalı, yatak başını indirmeli, acil arabasını hasta başına çektirmeli, zaten bozuk hemodinamiği olan hastanın hemodinamiğini daha da bozmadan gerekli sedasyonu ve kas gevşemesini sağlamalı, bujiniz yanınızda, zor hava yolu için gerekli manevraları pozisyonları denemeli, olmuyorsa LMA daha da olmuyorsa invaziv hava yolu açmaya hazır olmalısınız, basitçe özeti bu.

Her yoğun bakımcı gibi ben de halen bu konuda kendimi geliştirmeye elimdeki imkanları arttırmaya, başkalarının deneyimlerinden faydalanmaya çalışıyorum. Bazı vakalarda bırakın hasta başında kızarmayı hastadan daha çok morarıyorum, başıma gelmedi diyen yoğun bakımcı var mıdır, çok şanslısınız o vakit, benim beceriksizliğim, bu durum gayet insancıl. Bu nedenle çok şükür kaybettiğim ya da hipoksik kalan hastam olmadı ama olma ihtimali var mı, var. Mühim olan elimden gelen her şeyi yaptım mı? Bu duruma hazırlıklı mıydım?

Başka bir tartışma da, sanatçıların “alaylısı mı mekteplisi mi?” konusuna benziyor biraz. Yıllardır emek vermişsin için dışın yoğun bakım olmuş. Gitmişsin kongrelere, katılmışsın ulusal uluslararası çalışmalara, işin gücün bu olmuş geliştirmişsin kendini, en güzel bir şey. Tabiri caiz ise floran bile artık YB florası olmuş, yoğun bakım için değerlisin, mutlu ol ve çalışmaya devam et, mümkün olduğunca deneyimlerini paylaş. 

Ancak çoğu 35-40 yaşını aşmış kendini geliştirmek adına sınavlara hazırlanıp düzenini bozup, kazandığının yarısına razı olup, yaşam ortamını değiştiren, 3. kez zorunlu hizmet angaryasına maruz kalan meslektaşlarını küçümsemek değersizleştirmek neye yarar?

Sene 2020 de dünya yoğun bakımda yapay zeka uygulamalarını konuşurken vaktimizi hala bu kısır söylemlerle meşgul etmek, yapmayın lütfen.

Ben de iyi ki takmamışım taksam ne kadar yazacaktım, kim bilir.

                                               Benim hayat felsefem; rahmetli Steve Jobs’ın dediği gibi
                     “Partiye ilk gelen biz olmasak da, en iyisi biz olacağız”






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YOBAKAP Forum

“Partiye ilk gelen biz olmasak da, en iyisi biz olacağız”

Son bir haftadır bazı tartışmalar beni üzüyor. Ağız dalaşına girmek sonuçsuz tartışmalara dalmak sadece moral bozucu. Ben yaptığımı söyl...